BUDAK: “YENİ MÜFREDATIN REFERANSI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MI?”

0
982

-BUDAK: “YENİ MÜFREDATIN REFERANSI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MI?”

-“EVRİM TEORİSİ; CUMHURBAŞKANI’NIN ‘İLİM VE BİLİM AYNI ŞEY DEĞİLDİR’ SÖZÜ KAPSAMINDA İLMİ BULUNMADIĞI İÇİN Mİ MÜFREDATTAN ÇIKARILDI?

-“MÜFREDATA GİRECEK İLMİ KONULARI KİM, NASIL BELİRLEMİŞTİR?”

            CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanan yeni müfredatın temel kavramının “ilim” olarak sunulduğuna dikkat çekerek, “Öyle anlaşılıyor ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘ilim ve bilim aynı şey değildir sözü, yeni müfredatın referansıdır. Evrim Teorisi, Cumhurbaşkanı’nın bu sözü doğrultusunda ilmi bulunmadığı için mi müfredattan çıkarıldı” diye sordu.

            CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, AKP hükümetleri döneminde en fazla değişiklik yapılan alanların başında eğitim sisteminin geldiğini, daha önce iki kez müfredatta kapsamlı değişiklikler yapıldığını, eğitim kademeleri arasındaki geçişin de birden çok kez değiştirildiğini kaydetti.  Budak, “Son olarak eğitim kademeleri 4+4+4 şeklinde parçalanmıştır. Bugün yeniden müfredat değişikliği gündeme alınmıştır. İlke, öngörü ve planlamanın eseri olmayan, zaman zaman birbiriyle çelişen bu düzenlemelerin sonucu; uluslararası sınavlarla da ölçülen eğitimde ciddi bir nitelik kaybıdır. İnsan kaynağımızın hoyratça heba edilmesi, geleceğimiz adına kaygı vericidir” diye konuştu.

 

REFERANS ERDOĞAN

Yeni müfredatın sunuşunda Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın “ilim” kavramını tercih ettiğine dikkat çeken Budak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İlim ve bilim aynı şey değildir. Alim ve bilgin birbirinin tıpatıp benzeri değildir’ değerlendirmesi dikkate alındığında,  yeni müfredat için  bilimsellik kavramı yerine ilim kavramının tercih edilmesi, eğitim sisteminin hangi esaslara göre şekillendirileceğini göstermektedir” dedi.

2003-2016 döneminde eğitim sisteminde 3 kez kapsamlı müfredat değişikliğine gidilmesinin gerekçesi konusunda bilgi isteyen Budak, “Bir ve ikinci müfredat değişikliklerinin başarısızlığı-yetersizliği nasıl ölçülmüştür?” dedi.

BİLİM VE İLİM FARKI

Bakanlığın, “bilim” ve ilim” terimlerini farklı kavramlar olarak görüp görmediğini gündeme taşıyan Budak, “Yeni müfredat ile ilgili toplantıda yaptığınız ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. İlim ne söylüyorsa biz onu takip edeceğiz’ açıklamanız, Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri’nde bir değişikliğe gidildiğinin mi göstergesidir? Milli Eğitim Temel Kanunu’ndaki ‘bilimsellik’ ilkesinin yerini ‘ilim’ kavramı mı alacaktır?” dedi. Budak, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İlim ve bilim aynı şey değildir’ değerlendirmesi, yeni programların referanslarından biri midir?

Evrim Teorisi’nin müfredattan çıkarılması, temel ilkelerdeki ‘bilimsellik’ kavramının yerini ‘ilim’ kavramının almasının sonucu mudur? ‘Diğeri de ilim midir, varsayım mıdır, kuramsal mıdır? Ayrı bir tartışma gerektiriyor’ açıklamanız doğrultusunda, müfredata alınacak konular için ‘ilmi olma’ şartı mı getirilmiştir?

Eğitim sisteminde 15 yıllık süreçte 3 müfredat değişikliği, öğrenim kademeleri arasındaki geçiş sisteminde birden fazla kez değişiklik yapılması; eğitimin niteliğini nasıl etkilemiştir? Bakanlığınızın bilimsel tespitleri nedir? Akıl ve bilimden koparılan eğitim sistemi, nitelik kaybını daha da hızlandırmayacak mıdır?”

 

 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

 

 

Çetin Osman BUDAK

Antalya Milletvekili

 

AKP hükümetleri döneminde en fazla değişiklik yapılan alanların başında eğitim gelmiştir. Müfredatta daha önce iki kez kapsamlı değişiklikler yapılmış, eğitim kademeleri arasındaki geçiş birden çok kez değişmiş ve son olarak eğitim kademeleri 4+4+4 şeklinde parçalanmıştır.

İlke, öngörü ve planlamanın eseri olmayan, zaman zaman birbiriyle çelişen bu düzenlemelerin sonucu; uluslararası sınavlarla da ölçülen eğitimde ciddi bir nitelik kaybıdır. İnsan kaynağımızın hoyratça heba edilmesi, geleceğimiz adına kaygı vericidir.

Ayrıca gündeme getirilen müfredat değişikliğinde, “bilim” kavramının yerine “ilim” kavramının tercih edildiği, bunun da kaynağının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İlim ve bilim aynı şey değildir. Alim ve bilgin birbirinin tıpatıp benzeri değildir” değerlendirmesi olduğu görülmektedir.

Akıl ve bilimden koparılan eğitim sisteminin, daha fazla nitelik kaybı yaşayacağı açıktır.

Bu kapsamda;

1-2003-2016 döneminde eğitim sisteminde 3 kez kapsamlı müfredat değişikliğine gidilmesi ihtiyacını doğuran nesnel olgular nelerdir? Bu değişikliklerin ilke ve hedefleri ne olarak belirlemiştir? Bir ve ikinci müfredat değişikliklerinin başarısızlığı-yetersizliği nasıl ölçülmüştür?

2-Bakanlığınız, “bilim” ve ilim” kavramlarını aynı mı farklı kavramlar olarak mı tanımlamaktadır?

3-Yeni müfredatla ilgili toplantıda yaptığınız “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. İlim ne söylüyorsa biz onu takip edeceğiz” açıklamanız, Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri’nde bir değişikliğe gidildiğinin mi göstergesidir? Milli Eğitim Temel Kanunu’ndaki “bilimsellik” ilkesinin yerini “ilim” kavramı mı alacaktır?

4-Evrim Teorisi’nin müfredattan çıkarılması, temel ilkelerdeki “bilimsellik” kavramının yerini “ilim” kavramının almasının sonucu mudur? “Diğeri de ilim midir, varsayım mıdır, kuramsal mıdır? Ayrı bir tartışma gerektiriyor” açıklamanız doğrultusunda, müfredata alınacak konular için “ilmi olma” şartı mı getirilmiştir? İlmi konular nasıl belirlenmektedir?

4- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İlim ve bilim aynı şey değildir” değerlendirmesi, yeni programların referanslarından biri midir?

5-Eğitim sisteminde 15 yıllık süreçte 3 müfredat değişikliği, öğrenim kademeleri arasındaki geçiş sisteminde birden fazla kez değişiklik yapılması; eğitimin niteliğini nasıl etkilemiştir? Bakanlığınızın bilimsel tespitleri nedir? Akıl ve bilimden koparılan eğitim sisteminde, nitelik kaybı daha da hızlanmayacak mıdır?