“EĞİTİMİN KALİTESİNİ DÜŞÜRDÜNÜZ, SAYENİZDE HER MESLEK DEĞER KAYBETTİ”

0
36

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi CHP Antalya Milletvekili Av. Cavit Arı, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri tamamlanarak kabul edilen 3600 ek gösterge ve emekli ayıklarını arttıran düzenlemeleri içeren torba kanun teklifinde yer alan en düşük emekli maaşı düzenlemesine ilişkin olarak “Eğitimin kalitesini düşürdünüz, sayenizde her meslek değer kaybetti.” dedi.

Milletvekili Cavit Arı, “Hakim adaylığı veya hakim ve savcı yardımcılığı sınavına girmek ya da avukatlık yahut noterlik stajına başlamak için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olma şartı aranmayacağı düzenlemesini içeren teklifin 32’nci maddesini şöyle izah etmek istiyorum: Daha önce, avukatlık sınavı getirildi, avukatlık sınavı yönünden esas bir düzenleme… Hâkim, savcılık için de yine sınav var, malum, avukatlık için de sınav var. Avukatlık mesleğinin belli bir kaliteye erişmesi için biz sınavı getirmeye çalıştık yani sonuçla ilgilendik. Aslında, iktidarınızın eğitimi ciddi anlamda zedeleyen uygulamaları nedeniyle, “Sadece diplomalı işsizlerle idare edelim.” anlayışıyla bugün her meslek maalesef değer kaybetmiştir. Bugün sokağa çıkın, artık her ailede, bırakın, eskiden… Ben, mezun olup geldiğimde ilçemdeki 3’üncü avukattım, eğitimi bu seviyeye getirdiğiniz için bugün neredeyse her ailede 1 avukat var, değerli arkadaşlar, her ailede 1 inşaat mühendisi var, her ailede 1 makine mühendisi, mimar var. Eğitimin kalitesi düştü. Biz yıllarca söyledik: “Hukuk mesleği önemlidir, nasıl ki tıp mesleği insanın canıyla ilgili bir meslekse hukuk da insanın özgürlükleriyle, malıyla mülküyle, önemli ve değerli bir meslektir. Dolayısıyla, buralara girişte belirli kıstaslar konulmalı ve bunun şartlarını biraz daha ağırlaştırmalıyız. “Önce, girişle ilgili bir sıralama kondu; 120 bindi; sonra bir kaldırıldı, sonra tekrar getirilmeye çalışıldı, yani kafa karışıklığı… Şimdi, en son, nasıl ki YÖK’ün “Bütün kontenjanlar boş kaldı, özel üniversiteler zarar edecek; bütün kontenjanları kaldıralım, açalım.”… Yani bu, şuna benziyor: Bakın, değerli arkadaşlar, geçen gün bir öğrenci velisine şunu söyledim: “Doğru yapmak yerine yanlış yapmamaya çalışsın. “Sizin yarattığınız sistem bu arkadaşlar, bilenin değil yanlış yapmayanın kazandığı bir sistem yarattınız; yani yeter ki eksiye düşmesin, 0 veya 1,2,3 seviyelerinde olan bir öğrenciyi bugün özel de olsa bir üniversiteye girebilecek bir duruma getirdiniz. Kalite yok, öğretim üyesi kadrosu sıfır. Örneğin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde sadece bir bölümde 8, 10 profesör varken bugün belki toplasanız o kadar fakültede hoca kalmadı. Yani kısacası eğitimin kalitesini bozdunuz.” dedi.


Konuşmasına bugün Türkiye’de zaten çok düşük puanlarla bir taraftan hukuk fakültesine girilirken daha da düşük, 300 binler, 400 binler, 500 binler seviyesinde adalet yüksek okullarına öğrenci giriyor diyen Cavit Arı, “Biz zaten hukuk fakültesine öğrenci girişlerinde en fazla 80 binle sınırlandırılmalı derken 300,400 bin sıralamayla yüksek okullara öğrenci girmiş ve bu öğrenci son dikey sınavına çalışmış… dikey geçiş hakkı olsa da, bu çocuğun -hepimizin çocuğu olabilir bu- dikey geçiş hakkı hukuk fakültesi mezunu olması için bir hak, diğer mesleklerde de var, bütün mesleklerde de var ancak burada sınavdan bile muaf tutmak yani 300 öğrenci, 500 öğrenci daha sisteme girmiş, inanın çok önemli değil; binlercesinin eğitim kalitesinin düşük olduğu bir ortamda siz 300,500 öğrenciyi daha sisteme dâhil etmeye çalışmışsınız, hiç önemli değil, önemli olan sizin zihniyetinizi ben burada tartışıyorum. Eğitim kalitesine bakış açınızı tartışıyorum. Özetle burada 300, 400 bin sıralamasında giren öğrenciye bir de üstelik sınavdan muafiyet getiriyorsunuz, işte sizin, hukuk eğitimine verdiğiniz değer, işte sizin adalete verdiğiniz değer, işte sizin yargıya verdiğiniz değer diyorum.” dedi.