Yaşanan haksızlıklara göz yummadık, yummayacağız

0
63

CHP, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle 81 il ve 973 ilçede ortak basın açıklaması yaptı. Antalya’daki açıklamayı yapan CHP İl kadın Kolları Başkanı Nilüfer Deveci , “Yaşanan haksızlıklara göz yummadık, yummayacağız” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı basın açıklaması yaptı. CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilüfer Deveci, CHP İl Binası’nda düzenlenen toplantıda basın açıklamasını okudu. Depremde kaybedilen kadınlar nedeni ile bu sene 8 Mart’ı buruk ama umutlu kutladıklarını belirten Deveci, deprem felaketinde enkaz altında yaşamını kaybeden canların acısını yaşadıklarını ifade etti.

DEPREMDE KADIN OLMAK

Beceriksiz ve liyakatsiz kadrolar tarafından yönetilen ülkemizin kaderini değiştirecek olan örgütlü güçlerinin ve kararlılıklarının olduğunu belirten Nilüfer Deveci,, “Gücümüze güç katan Millet İttifakımız var. Yol arkadaşı olmaktan onur duyduğumuz Genel Başkanımız ve 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu var. Üzerinden bir ay geçen deprem herkesi, ama en çok da kadınları, çocukları, engellileri ve yaşlıları etkiledi. İktidarın eşitsizliği besleyen zihniyeti nedeniyle, bakım yükü afet bölgesinde de kadının sırtında. Derin bir acı yaşayan kadınlar, yüreğine taş basıp yemek yapmak,  ailedeki çocuğa, yaşlıya, engelliye bakmak, çadıra su taşımak, çamaşır yıkamak gibi işleri de üstlendi. Halen barınma, tuvalet  ve banyo sorunu çözülmemiş olan insanlar var. Bu koşulsuzluklar en çok da kadınları zorluyor” dedi.

3 GÜN KİMSE YOKTU

Türkiye’de her üç kadından sadece birinin kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer aldığını belirten CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilüfer Deveci, şunları söyledi: “Tablo bu kadar ürkütücü iken, yaşanan deprem    binlerce kadını işsizlik kıskacına hapsetti. Depremde kadınlar, kanından, canından, malından olduğu yetmezmiş gibi, bir de işsiz kaldı. Geleceksiz kaldı. Gaziantep’te genç bir kadın, ‘Depremin ilk üç günü kimse gelmedi. Ellerimle annemi enkazın altından çıkarmaya çalıştım. Günler sonra annemin cansız bedeni çıkarıldı. Öyle bir hale getirdiler ki bizi, annemin cansız bedenine tek parça halinde ulaştığımız için seviniyoruz. Bize dilenci muamelesi yapılıyor. Yapılmasın. 6 Şubat öncesinde bizim de her şeyimiz vardı. Evimiz vardı, işimiz vardı, sevdiklerimiz hayattaydı… Bir gecede her şeyimizi yitirdik’ diyerek yaşananlara isyan etti”.

DEPREMZEDENİN SÖZLERİ

Adıyaman’da iki haftanın sonunda çadıra erişebilen genç bir kızın söylediklerini de anlatan Deveci, “Genç kardeşimiz diyor ki; ‘Mülteci kampında bile koşullar daha iyidir. Depremin 15. gününde çadırımız oldu diye sevindik. Çadırda iki aile kalıyoruz. Beş çocuk var, yarı aç yarı tok yatıyoruz. Yatıyoruz dediğime bakmayın, yatağın altında ısıyı tutacak bir korunağımız yok. Ne bulduysak yere serdik, üzerine de yatak koyduk. Sadece iki tane yatağımız var. Resmen sırayla uyuyoruz. Havalar çok soğuk. Üşüyoruz… Çocuklarımız hastalandı. Vücut dirençleri düştü. Kahvaltı tanımımız değişti. Kahvaltıda çorba, akşam bulgur pilavı ve nohut yiyoruz. Koskoca günde sadece iki öğün yemek var. Buna da seviniyoruz çünkü diğer çadırlarda kalan akrabalarımızın bunu da bulamadığını biliyoruz. Meyve sebze lüks oldu. Deprem günü sokağa ayağım çıplak fırlamışım, çocuğuma zar zor bir ayakkabı bulduk. Oğlumun terliğini ben giyiyorum. Yardım tırları geldi haberlerini görüyoruz. Bize ulaşmadı. İçme suyunu sayıyla veriyorlar. Gün içinde ekmek için, su için, bir tabak çorba için sürekli kuyruktayız”.

CANIMIZA TAK ETTİ

Yaşananlar ağır tablolar nedeni ile çok öfkeli olduklarını belirten Deveci, “Ağzını her açtığında ‘üç çocuk, beş çocuk’ diye dayatanlar, bu süreçte hamile kadınlar için ne yaptı? Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun verilerine göre, deprem bölgelerinde 226 bin hamile kadın bulunuyor. Bu kadınların gebe takibi bir yana resmen unutuldular, yok sayıldılar. Hamile kadınlar, stres nedeniyle   düşük tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı. Beslenemeyen lohusa kadınlar sütten kesildi. Küçücük bebekler    karda kışta sokakta kaldı. İktidar ne yaptı? Koskocaman bir hiç! Depremde AFAD afetin ta kendisi oldu. Çadır dağıtması gereken Kızılay, parayla çadır sattı. Kayıp çocukların peşine düşmesi gereken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, hesap soruyoruz diye bizim peşimize düştü. Bir kez daha ilan ediyoruz: deprem sonrası açığa çıkan refakatsiz ve kayıp çocuklarımızın peşini asla bırakmadık, bırakmayacağız. İnsanlar, açlığa, sefalete ve yoksulluğa mahkûm edildi. En kritik saatlerde, enkaz altından gelen yardım çığlıkları karşılıksız bırakıldı. Biz bu yaşananlara göz yummadık, yummayacağız” şeklinde konuştu.

KADIN DAYANIŞMA MERKEZİ

Cumhuriyet Halk Partisi olarak afet bölgelerindeki depremzede kadın ve çocuklar için Kadın Danışma Merkezleri kurduklarını belirten Deveci, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bu merkezleri depremden etkilenen illerimizde halkımızın hizmetine açıyoruz. YaşamHak Kadın Danışma Merkezlerimizde kadın kolları üyelerimiz görev alacak. Burada psikolojik destekten hukuki danışmanlığa, kadınlara özel ihtiyaç malzemelerinin temininden sağlık hizmetlerine her türlü desteğin verilmesini sağlayacağız.Kadın Danışma Merkezlerimizde kadına yönelik şiddete   ve    çocuk istismarına karşı da bilinçlendirme çalışması yürüteceğiz. Genel Merkezimiz bünyesinde 7/24 hizmet sunan 444 82 85 hattımızı arayan kadınlara tek tek çözüm üreteceğiz.”