CHP Antalya İl Başkanlığının düzenlediği ANTALYA ” adalet yürüyüşü” il programı kapsamında merkez ilçelerden üyelerin il binasına yürüyüşleri ile başladı.
İl binası önünde adalet pankartları taşıyan partililer, STK üyeleri, CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal katıldı.
Kahramankazan’da, Adalet yürüyüşünün 4. Gününde Yürüyüşe Katılan ve yaşamını yitiren Hasan Tatlı için 2 dakikalık saygı duruşu ile başladı.
ANTALYA ” adalet yürüyüşü” il programının okunmasından sonra İlçe Başkanları “adalet yürüyüşü” hakkında açıklamalarda bulundular.
ANTALYA ” adalet yürüyüşü” il programı CHP İl Başkanı Mustafa Erdem’in açıklamasıyla devam etti.
İl Başkanı Mustafa Erdem: “Anayasamız, Türkiye Cumhuriyetini insan haklarına saygılı, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlamaktadır. OHAL koşullarında, adil ve özgür bir ortamda gerçekleşmeyen, %51 oyla kabul edildiği ilan edilen, meşruluğu hukuken tartışmalı, 16 Nisan Anayasa referandumu ile demokrasinin temel değerlerini yok sayan, yasama ve yargıyı işlevsiz kılan, fiili bir parti devleti rejimi ülkeye dayatılmış, anayasal düzenin temeli olan kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmıştır. Bu gün askeri darbe dönemlerini bile aratan anti demokratik uygulamalarla karşı karşıyayız.” Dedi.
İl Başkanı Mustafa Erdem açıklamasına şöyle devam etti.
“Ülkemiz içeride ve dışarıda her türlü terörist faaliyetin etki alanına sokulmuş, insanlarımızın sosyal dokusu dinsel, etnik ve siyasal kutuplaşmalar sonucu çürütülmüştür. Siyasi iktidarın bu yönetim anlayışı ile yurttaşlarımıza eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sağlaması mümkün değildir.
Bir taraftan FETÖ Terör örgütünün siyasi kanadındaki imamlar, damatlar, yandaşlar, yolsuzluk yapanlar, Atatürk’ün manevi şahsına hakaret etme cesaretini gösteren namussuzlar, tecavüzcüler, kadınlarımızı acımasızca katledenler, ellerini kollarını sallayarak özgürce gezerken, Diğer taraftan hala OHAL süreci uzatılarak, her türlü düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, akademisyenlerin, gazetecilerin, halkın oyu ile seçilen milletvekillerinin içeri atıldığı, işçilerin, memurların, öğretmen, asker, polis her kesimden suçsuz insanların işten atıldığı, tutuklandığı, mağdur edildiği, asıl suçluların değil, masum insanların hapsedildiği, yani adaletin yok edildiği kritik bir süreçten geçiyoruz.
Yine bugün yargının tam anlamıyla iktidarın güdümüne girdiği, temel insan hak ve özgürlüklerinin güvence altında olmadığı, çevremizin, tarım arazilerimizin, parklarımızın, zeytinliklerimizin, kentlerimizin rant uğruna yağmalandığı, yine rant uğruna yürekleri doğa ve insan sevgisi ile dolu bir çok insanımızın katledildiği, demokrasinin ve hukuk devletinin özü itibariyle askıya alındığı bir süreci yaşıyoruz. İşte tam bu süreçte biz, Adalet diyoruz.
Herkes için adalet Basın emekçileri için adalet, İşçilerimiz için, memurlarımız için adalet, Esnafımız için adalet, Kadınlarımız için, gençlerimiz için adalet, Öğretim üyelerimiz için, milletvekillerimiz için adalet, Demokrasi mücadelesinde ceza evlerinde bulunan aydınlarımız için, Onurlu mücadeleleri 100 günü aşan Nuriye ve Semih için adalet adil yargılanmayı bekleyen her fert için adalet diyoruz. Sadece ADALET istiyoruz. Ve Adaletin bir gün herkese lazım olacağına olan inancımızla, İktidarın hukuk tanımayan uygulamalarına karşı çıkmak için, çağdaş bir ülkede özgür ve barış içinde yaşamak için, laik demokratik cumhuriyeti sonsuza kadar korumak ve yaşatmak için, Genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşüne destek olmak için, Demokrasiden, barıştan, kardeşlikten, bağımsız ve tarafsız yargıdan, özgürlükten ve adaletten yana olan bütün yurttaşlarımızı bu mücadele de bir arada olmaya davet ediyorum. Bu duygularla katkı ve katılımlarınız için hepinize teşekkür ediyor, Benliğinde, yüreğinde ADALET duygusu taşıyan herkesi saygıyla selamlıyorum.” Diyerek konuşmasını bitirdi.
Programın bitimde gökyüzüne adalet yazılı balonlar bırakıldı.






