Türk ulusunun en derin acısını yaşadığı kara gündür 10 Kasım…

0
808

Dünyaya gelmiş en büyük devlet adamı, dahi, en büyük devrimci, büyük bir komutan ve işgalci emperyalist güçlere karşı tüm yokluklara, tüm zorluklara rağmen, halkını bilinçlendirerek Türk Milletinin ateşle imtihanı olan Kurtuluş Savaşını başlatan, milleti ile birlikte “ya istiklal ya ölüm” diyerek girdiği mücadelede kazanılan bağımsızlığı halkına armağan eden Ulu Önder Atatürk’ün  ebediyete intikal ettiği kara bir gündür 10 Kasım.

Bir diktatör olup, zevk içinde lüks içinde sorumsuzca yaşayabilecekken, o halkını düşünmüş, yaşama geçirdiği devrimler ile Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya devletleri arasında saygın bir yer almasını sağlamış, adeta Türk ulusuna çağ atlatmış liderinin ölümsüzlüğe uğurlandığı kara gündür 10 Kasım.

“Benden sonra beni benimsemek isteyenler ancak akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” diyerek kurduğu Cumhuriyetin ancak akıl ve bilimle yükseleceğini bu şekilde  sahip çıkılacağını vasiyet eden dünyanın en büyük devlet adamının  aramızdan sonsuzluğa ayrılışının kara günüdür, 10 Kasım.

‘’Doğudan Güneşin doğuşunu nasıl görüyorsam, mazlum ulusların özgürlük ve bağımsızlığını öyle görüyor gibiyim’’ diyerek hem ülkesinde  hem de dünyada ezilenlerin, sömürülenlerin, mazlumların özgürlük ve bağımsızlık şiarı olan dünyanın en büyük devrimcisinin aramızdan sonsuzluğa ayrılışının kara günüdür, 10 Kasım.

Her 10 Kasım’da ulusça yaşadığımız mateme rağmen, yaktığı aydınlanma meşalesinin ışığının sönmesine asla izin vermeyeceğiz. Bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatıp, hedef gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda sürekli ilerleyeceğiz. Işığı ışığımız olacak.

Aramızdan ayrılışının 79. yılında ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü büyük bir özlemle, saygıyla, sevgiyle, minnetle anıyorum.