CHP özgürlükçü sol partidir

0
863

Gerek Türkiye, gerekse Antalya’da sonuçları itibariyle çok tartışılacak ve çeşitli şekillerde yorumlanacak bir genel seçim geçirdik. Antalya’da seçime katılma oranı yüksek olmasına rağmen, hemen her parti oy kaybı yaşadı.

Sadece HDP, beklenmedik bir atak yaparak yüzde 5 artış yakalayarak milletvekili çıkarmayı başardı. Bu çerçevede CHP İl Başkanı Semih Esen’e yaklaşan kongrelerini, nasıl bir hükümet kurulması gerektiğini, CHP’nin kurulacak koalisyonda yer almasını nasıl değerlendirdiğini, hükümette yer alırlarsa Çözüm Sürecine nasıl baktığını sorduk.

CHP’de kongre süreci başladı. Yakında delege tespitlerinizi yapıp ilçe ve il kongrelerinizi yapacaksınız. Siz Cavit Arı’nın ayrılmasından sonra yönetim kurulu tarafından il başkanı olarak seçildiniz. Yeni dönemde kendi ekibinizi kurup aday olmayı düşünüyor musunuz?

Seçimden yeni çıktık. Henüz seçimin sonuçları alınmadı. Yani parti olarak koalisyona girecek miyiz, yoksa ana muhalefet olarak mı devam edeceğiz belli değil. Tabii bu belirsizlik içinde il başkanı olarak bizlere düşen başka görevler, başka sorumluluklar başka görevler var.

Yani adaylık meselesi gündemde değil mi diyorsunuz?

Şimdi bu görevleri ve sorumlulukları göz ardı edip il başkanlığına adayım diye ortaya çıkmak en azından il başkanı sorumluluğu ile bağdaşmaz. Şu andaki siyasi süreç nasıl gelişecek belli değil. Belki bu süreç bana başka sorumluluklar da getirebilir.

Türkiye’deki belirsizlik bitmeden bir şey söylemek mümkün değil diyorsunuz anladığım kadarı ile.

Evet. Hele bakalım hükümet kurulacak mı, nasıl kurulacak? Ya da kurulamayacaksa bir erken genel seçim söz konusu mu olacak? Bu gibi durumda il başkanı olarak elbette ki kongreden önce bu sorumlulukların gereğini yerine getirmek gerekir. Bunun dışındaki süreçler beklemededir. Şu anda il başkanı olarak görevimin başındayım. Kongrelerle ve adaylığımla ilgili bir şeyleri söyleyebilmek için önce yaşanan siyasi belirsizliğin sonuçlanması gerekir.

Mademki kongre süreci ve sizin adaylığınız meselesi hükümetin kurulup kurulamayacağına bağlı, o zaman size göre bu Meclisten nasıl bir hükümet çıkarsa ülkenin menfaatine olur?

Seçim sonucuna bakarsak, ülkemizin yüzde 60 ı bu ülkeyi AKP yönetmesin dedi. Makul olanı da buydu. Yani CHP, MHP ve HDP nin kuracağı bir koalisyon hükümetiydi. Benimde içinden geçen ve herkesin içine sineceği hükümet buydu. Ancak geçen süre içinde yaşananlar bunun mümkün olmadığını gösterdi.

Öyleyse nasıl bir hükümet kurulmalı?

Öncelikle AKP’ye oy vermeyen yüzde 60 ın şikâyetçi olduğu konuları gündemine alacak bir hükümet olmalı. Yani yargı sisteminin tarafsız ve adil olmadığı, eğitim sisteminde sürekli yaşananların eğitimi kötü etkilediği, sağlık sisteminin artık iflas noktasına geldiği, basın özgürlüğünde çağdaş bir ülkeye yakışmayan bir uygulama içinde olduğu, dış ülkelerle olan ilişkilerde izlenen yolun giderek tehlikeli boyutlara vardığı temel şikâyet konularıdır.

Peki, çözüm süreci denen Kürt Sorunuyla ilgili şikâyetini yok mu bu halkın?

Olmaz mı, elbette var. Adına ister çözüm süreci deyin, ister Kürt Sorunu deyin, ister barış ve kardeşlik projesi deyin, bu sürecin kapalı kapılar arkasında, halkın genel bilgisi dışında dar bir çevrede yürütülmesinden dolayı bu halkın şikâyeti var. Benim gönlümden geçen hükümet; bu şikâyetleri çözecek niyet ve irade içerisinde olacak bir hükümet olmalı.

Yani AK Partili bir hükümet kaçınılmaz mı diyorsunuz?

İster AKP’li, ister AKP’siz hükümet olsun fark etmez. Benim söylediğim şu: kurulacak hükümetin gündeminde halkın yüzde 60 nın şikâyet ettiği konuların çözüm iradesi olmalı.

Yapılacak koalisyonlarda CHP yer alırsa sözünü ettiğiniz şikâyetlerin çözümünün iradesini ortaya koyacak iradeyi gösterebilir mi?

Elbette CHP, bu iradeyi ortaya koyabilecek güçtedir. Bakın Meclisteki diğer 3 partinin durumu CHP kadar güçlü değil. AKP’den halkın yüzde 60 ı şikâyetçi. Diğer iki parti iktidar iddiasında olmayan ve kimlikler üzerinden siyaset yapan partiler. Görüleceği gibi gerçek kitle partisi olan ve bütün ülkeyi kucaklayan CHP’ye seçmen zaten bu sorumluluğu vermiştir. Haliyle bu iradeyi ortaya koymak zorundayız. Zaten cumhuriyet tarihine bakarsanız bu gibi sorumlulukların olduğu dönemlerde CHP her zaman sorumluluk almış ve bundan kaçmamıştır.

Yani kurulacak koalisyonda CHP yer alır diyorsunuz. AK Parti ile kurulacak bir koalisyonu CHP’liler sindirebilir mi?

Kuşkusuz. Ancak partinin ilkelerine, var oluş amaçlarına aykırı olacak bir hükümette de yer almayız. AKP ile değil, herkesle koalisyon kurarız. Bizim hiçbir partiye karşı ön yargımız olamaz. Her parti anayasal bir kuruluştur ve meşrudur. 13 yıl ülkeyi yönetmiş ve bize göre çok yanlışları olan AKP ile de koalisyon kurarız. Ancak dediğim gibi ilkelerimize ve var oluş amaçlarımıza ters düşmemek kaydıyla. Çünkü bir parti bir biçimiyle iktidar olmak için kurulur. Söz konusu Türkiye’nin ve halkın çıkarlarıysa gerisi teferruattır. Lakin her şeye rağmen eğer bir koalisyonda CHP yoksa bilin ki bunun bütün imkânları ortadan kalktığı için yer almamıştır.

Bir an için diyelim ki, AK Parti ile CHP koalisyonu kuruldu. Böyle bir koalisyonun önünde bulacağı ilk konuların başında çözüm süreci gelmektedir. CHP bu sürece nasıl bakar, çözümle ilgili önerileri neler olur ve bu süreçte HDP’yi muhatap alır mı?

Dünyanın hiçbir yerinde kimliğe dayalı sorunları sağ partiler çözmemiştir ve zaten doğası gereği çözemez de. Ve bu sorunu da yine biz çözeriz. Kürt sorunu MHP’nin dediği gibi sadece bir terör sorunu değildir. Elbette bir yanında terör yapısı vardır. Ama asıl mesele bir kimlik ve kültür sorunudur. Yani Kürt sorunu özünde bir demokrasi ve özgürlük sorunudur. Bu nedenle dünyanın hiçbir yerinde sağ muhafazakâr partiler bu sorunun çözümünü üretemezler. Bunu ancak CHP gibi özgürlükçü sol partiler çözer.

Nasıl çözeceksiniz öyleyse?

Bakın bu sorunuzun cevabını biz 25 sene önce, Kürt kelimesinin söylenmesinin bile tehdit kabul edildiği, siyasi partilerin Kürt varlığını inkâr ettiği dönemde parti olarak hazırlayıp kamuoyuna sunduğumuz Kürt Raporu ile verdik. Türkiye’nin önüne böyle bir sorun olduğunu ve nasıl çözümlenmesi gerektiğini koyduk. Neydi bu çözüm? Bu sorun legal yollardan TBMM zemininde konuşulmalı, tartışılmalı dedik. Kaldı ki tarihi bir sorumluluk alarak o dönemde legal yollardan bu sorunu tartışalım diye Kürt siyasetçileri TBMM taşıdık.

Ama aradan 25 sene geçmiş. Şimdi bu konuda HDP muhatap alınacak mı?

Elbette muhatap HDP’dir. Bakın biz çözümün adresi TBMM’dir dedik. Bunun anlamı çok açıktır. Özgürlükçü, şeffaf ve kamuoyuna açık bir şekilde TBMM her şeyin konuşulmasından ve tartışılmasından yanayız. Bunun dışındaki adresler bizim muhatabımız değildir. Meşru ve yasal çözümün adresi TBMM’dir.

CHP, 2002 den bu yana girdiği seçimlerde parti olarak yüzde 31-33 aralığında kaldı hep. Bir türlü yüzde 40 lara varacak bir atılımı gerçekleştiremedi. Bunun örgüt yapısından kaynaklandığı ileri sürülüyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Bakın, sadece biz değil, 2002 den bu yana MHP de AKP de hep aynı oy bandında kalmıştır. MHP’nin milliyetçi muhafazakâr ve ülkücü bir tabanı vardır. Bu taban her halükarda MHP’ye oy verir. AKP ise farklı bir yol izledi. Kent seçmeninden belli bir oranı yakalayınca bunu tabanı kalıcı hale getirmek için Özellikle CHP’ye saldırarak ve başka düşmanlar yaratarak bu tabanını konsilide etti. Yani ne MHP’nin ne de AKP’nin büyüyerek kitleselleşme diye bir derdi yoktur. Haliyle bu iki tabandan CHP’li seçmen yaratmak çok zorlaştı. Birde havuz medyası denen basın kuruluşlarının kara propagandaya dayalı yayınları ile bu yapılarını güçlendirdiler.

Yani bizde yapısal bir sıkıtı yoktur, diyorsunuz?

Elbette bazı ufak-tefek diyebileceğimiz sıkıntılar olmuştur ama bunlarda bertaraf edilmiştir. Bizde büyük başarısızlıklara yol açacak yapısal sorunlar yoktur.

Bir de şöyle bir tartışma var. 2014 de yüzde 2,2 oy alan HDP bu seçimde yüzde 7,1 oy aldı. İddia odur ki, bu oyların büyük çoğunluğu CHP’den giden oylardır. Diz bu düşünceye katılıyor musunuz?

Mutlaka CHP’den HDP’ye oy kayması yaşanmıştır. Sanırım Antalya’da bu kayma büyük oranda olmuştur. Bu oylar bir tepki şeklinde kaymamıştır. Son derece bilinçli bir şekilde giden oylardır. Bunun da nedeni AKP’nin tek başına iktidar oluşunu engellemek ve Erdoığan’ın başkanlık sistemine 4. Partiyi baraj aşırtmak suretiyle engel olmaktır. Tabii bu oyların ne kadarının HDP’ye gittiğini kestirmek güçtür. Ama bir gerçek var ki CHP’den HDP’ye oy kayması yaşanmıştır.

————-

Mehmet TALAY / ANTALYA GAZETESİ

http://www.antalyagazetesi.com.tr/13547-guncel-chp-ozgurlukcu-sol-partidir.html

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz