CHP Antalya Milletvekili Op. Dr. Niyazi Nefi Kara ”Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi” için. hazırladığı Kanun teklifi ile ilgili basın toplantısı düzenledi.
CHP Antalya Milletvekili Op. Dr. Niyazi Nefi Kara’nın basın toplantısı metni şöyle;
Son yıllarda başta hekimler ve hemşireler olmak üzere sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan sağlık personeline yönelik şiddette çok ciddi artış görülmektedir. Alınan önlemler ya da çıkarılan yasaların sağlık personeline karşı uygulanan şiddeti önlemede yetersiz kaldığı maalesef herkesçe üzülerek izlenmektedir. Dr. Cengiz Çetin, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Ali Menekşe, Dr. Tolga Erdem, Dr. Ersin Aslan, Dr. Mustafa Bilgiç, Dr. Kamil Furtun, şiddet sonucu hayatını kaybeden sağlık çalışanlarından bazıları sadece. Her gün Türkiye’nin farklı bir bölgesinden şiddet haberleri gelmektedir. En son 24 Temmuz’da Antalya’da Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan 2 doktor kayıt yaptırmayan yabancı bir hastayı muayene etmediği için darp edilmiştir. Geçtiğimiz hafta, Iğdır Devlet Hastanesi’nden bir doktorun hasta yakınları tarafından ölümle tehdit edildiği, bu doktorun can güvenliğinin olmadığına dair kendisinin sosyal medyadan yardım istediği, devletten koruma talep ettiği ama bunun sağlanmadığı haberleri sosyal medya gündemini uzun süre meşgul etti. Gene, geçtiğimiz hafta İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi’nde hasta muayenesi esnasında bir doktorun başka bir hasta yakını tarafından sözlü ve fiili şiddete maruz kaldığı İzmir Tabip Odası tarafından açıklandı. Bunlara birçok örnek daha sunmak ne yazık ki üzülerek ifade ediyorum ki, mümkün.
Sağlık personeline uygulanan sözlü ya da fiziksel şiddet o kadar sıradanlaştı ki, artık kimse uygulanan şiddetin nedenlerini araştırmak ile ilgilenmiyor. Aslında neden apaçık ortada. 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm adlı proje ile başlayan, vatandaşı müşteri, sağlık personelini ise köle yerine koyan, ‘’paran kadar sağlık’’ anlayışının halkta yerleşmesini sağlayan sağlık politikalarının sonucudur. Sadece sağlıkta değil, her alanda dönüşüm yapan iktidarın toplumun değer yargılarını değersizleştirmesi, insan hayatını metalaştırması, her şeye maddiyat penceresinden bakması, insan hayatını ranta kurban etmesinin sonucudur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile garanti altına alınan insanların güvenli ve sağlıklı yaşayabilmeleri ile ilgili maddelere rağmen pratikte bunların hiçbiri sağlanamamakta, vatandaşların sağlıklı bir yaşamı sürdürebilmelerinin en önemli aktörlerinden olan sağlık personellerinin kendisi sağlıksız ve güvensiz bir hayata mahkûm edilmektedir. Mayıs 2012’de sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetin takibi için başlatılan ‘Beyaz Kod’ uygulamasında her yıl ne yazık ki azalacağı yerde giderek artan sayıda başvuru yapılmaktadır. 2012 yılı içerisinde ki, bu yaklaşık 6 aylık bir süreci içeriyor, ‘Sözel Şiddete’ maruz kaldığını bildiren sağlık personeli sayısı 3458, ‘Fiziksel Şiddete’ maruz kaldığını bildiren başvuru sayısı ise 1621. 2013 yılı verisine baktığımızda, Bakanlık ve hükümetçe önlem alınmasını beklediğimiz şiddet konusu, azalacağı yerde artmış ve 1 yıl için 7157si sözel, 3558 ise fiziksel olmak üzere toplam 10715 sağlık personeli şiddete uğradığı gerekçesi ile Beyaz Kod’a başvurmuş. 2014 yılında ise bu başvuru sayıları %4,28’lik bir artış ile toplamda 11174 kişinin şiddete maruz kaldığını bildirdiğini gösteriyor. 2015 yılının ilk 6 ayı içinse tablo, Beyaz Kod verilerine göre 5331 sağlık personelinin başvuru yaptığını gösteriyor.
Az önce de belirttiğim gibi, sağlıkta dönüşüm diye başlatılan süreç, sağlık hizmetinin kalitesini arttırmak yerine daha da kötüleştirdiği, sağlık çalışanlarına yönelik uygulanan performans sisteminin personelin çalışma verimliliğini düşürerek, onları sistem içerisinde köle haline getirdiği için bahsettiğim şiddet başvuru rakamlarının yanında bir de acil servislerde yaşanan sıkıntıları eklemek gerekir. Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştığı durumlarda, kişiler sağlık problemleri acilleşmeden sağlık kurumlarına ulaşabildiğinden dolayı acil servislere başvuru oranlarının düşmesi beklenmektedir. Ancak 2003 yılında başlatılan dönüşüm projesi ile bu Türkiye için tam tersine bir seyir izlemiştir. Türkiye’nin nüfus artış oranı ile Hastanelerin Acil Servislerine başvuru oranı arasında dikkat çeken bir fark gözlenmektedir. Örneğin TÜİK verilerine göre 2012-2013 yılları arasında nüfusumuz 1 milyon 40 bin 480 kişi artarak bir önceki yıla göre %1,37lik bir artıştan söz edilirken, Acil Servislere başvuru sayısı Sağlık Bakanlığı’nın kendi verilerine göre 2012 yılında 93 milyon 491 bin 395 iken, 2013 yılında %7 gibi bir artış oranı ile Acile Başvuru sayısı 100 milyon 81 bin 171 olarak belirlenmiştir. Yani bir kişi birden çok kez Acil Servislere gitmek durumunda kalmıştır.
Sağlık sektöründe ya da sağlık çalışanlarının yaşadığı sıkıntılar elbette bunlardan ibaret değil. Ama belki de bizlerden çözüm üretilmesi beklenen en önemli başlıklardan biri ‘’sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin acilen yapılması’’ ve her vatandaş için Anayasal hak olan sağlıklı ve güvenli yaşama hakkının herkes için sağlanması. Aslında sağlıkta şiddet haberleri geldiği zaman sonu ölümle sonuçlansın ya da sonuçlanmasın sadece eline silahı alıp tetiği çeken, bıçağı eline alan, yumruk ya da tekme atıp darp eden hasta ya da hasta yakınının davranışı suç olarak algılanıyor ama bu durum artık öyle bir hal aldı ki, o kişi dışında gerekli önlemi almayan hastane yöneticileri, il sağlık müdürleri, bakanlar ve hatta hükümet de en az onlar kadar suçludur. Bu nedenle buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz, gelin hep birlikte bu kanun teklifini TBMM’den geçirelim ve bundan sonra gelecek sağlıkta şiddet haberlerinin önüne hep beraber geçelim. Maddiyatçı, her şeyi ve özellikle insan hayatını para ve rant odaklı gören zihniyetten kurtularak, haktan, halktan ve emekten yana olan kısaca insana ve insan yaşamına dair olan güveni tesis edelim.
CHP Antalya Milletvekili Op. Dr. Niyazi Nefi Kara ”Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi” için. hazırladığı Kanun teklifi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.
Gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Dr. Niyazi Nefi Kara
Antalya Milletvekili
GENEL GEREKÇE
Sağlık çalışanlarına karşı şiddet, çıkarılan yasalara ya da alınan tedbirlere rağmen azalmak yerine her geçen gün daha fazla artmaktadır. Her gün Türkiye’nin değişik bölgelerinden sağlık çalışanlarına yönelik bir şiddet haberi gelmektedir. Tabip Odalarının yaptıkları araştırmalar sonucunda sağlık çalışanlarının en çok maruz kaldıkları fiiller tehdit, hakaret, yaralama ve ölümdür.
Sağlıklı ve güvenli bir hayat herkesin hakkıdır. Bu hak sağlık çalışanları için de özellikle mesleklerini ifa ettikleri ortamlarda önemlidir. Çünkü sağlık hizmetlerinin gereği gibi yürütülebilmesi ancak sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarında sağlanabilecektir. Sağlık çalışanlarının kendilerini güvende hissettikleri bir ortamda, hastaların da haklarının en iyi şekilde korunabilmesi söz konusudur. Tedavi hizmetlerinin ya da bir diğer deyişle sağlık hizmetlerinin kamusal nitelikte olduğunu göz önünde bulundurursak, sağlık çalışanlarına karşı uygulanan şiddet ya da tedavi hizmetine yapılan müdahale kamuya ve kamu sağlığına yönelik işlenen suçlar kapsamında kabul edilmelidir.
Bu nedenle, sağlık çalışanlarının güvenlikleri ve tedavi hizmetlerinin müdahaleye mahal vermeyen özelliği devlet otoritesi tarafından güvence altına alınmalıdır. Bu amaçla hazırlanan bu teklif TCK’nın 89. Maddesinden sonra gelmek üzere ‘Sağlık Personeline Karşı Şiddet İçeren Tavır ve Sağlık Hizmetini Kesintiye Uğratma’’ başlıkları ile yeni bir düzenleme getirmeyi amaçlamaktadır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1: Sağlık Çalışanlarına karşı şiddetin önlenmesi açısından caydırıcı cezalar getirilmesi amaçlanmıştır.
Madde 2: Yürürlük maddesidir.
Madde 3: Yürütme maddesidir.
5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
MADDE 1: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Sağlık Personeline Karşı Şiddet İçeren Tavır ve Sağlık Hizmetini Kesintiye Uğratma
MADDE- 89/A (1) Sağlık personeline yerine getirdiği sağlık hizmeti nedeniyle yapmaması gereken bir işi yapması veya yapması gereken bir işi yapmaması için emir veren veya baskı yapan veya nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden işveren veya amir konumunda olan kimseye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fiiller sonucunda sağlık hizmeti kesintiye uğraması halinde ceza yarı oranında artırılır.
(2) Bu kanunun 125 inci, 106 ncı maddelerinde düzenlenen fiillerin Sağlık personeline karşı işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında arttırılır.
(3)Sağlık personeline karşı uygulanan şiddetin ölümle sonuçlanması durumda, fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır
(4)Bu madde gereği yargılanan kişiler hakkında cezada indirim sebepleri uygulanmaz.”
MADDE 2: Bu Kanun yayımı tarihi yürürlüğe girer.
MADDE 3: Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.






