BUDAK: “CANLI BOMBACILAR MAKUL ŞÜPHE UYANDIRMADI MI?”

0
1078

OSMAN BUDAK-BUDAK: “CANLI BOMBACILAR MAKUL ŞÜPHE UYANDIRMADI MI?”

-“GAR’IN ÖNÜNDE ‘AÇIK YARA’ BIRAKILMASI BİR GÜVENLİK ZAAFİYETİ DEĞİL MİDİR?”

-“IŞİD’LE İLGİLİ AÇIKLAMALARIN, MAKUL ŞÜPHE OLUŞMAMASINDA ETKİSİ  VAR MI?

 

            CHP Antalya Milletvekili ve Milletvekili Adayı Çetin Osman Budak, Başbakan Davutoğlu’nun  “canlı bomba hücreleri ve hukuk devleti” bağlantısıyla ilgili açıklamalarını TBMM gündemine taşıyarak, “Canlı bombacılar makul şüphe de mi uyandırmadı? IŞİD’e katılımlarla ilgili daha önce yaptığınız açıklamaların, makul şüphe oluşmamasında bir etkisi var mıdır” dedi.

CHP’li Budak, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, Ankara’da 10 Ekim’de düzenlenen “Emek Barış ve Demokrasi” mitingine “canlı bomba” saldırısının ardından yapılan “canlı bombacıların listesinin bulunduğu, canlı bomba hücrelerinin bilindiği ancak hukuk devleti ilkesi doğrultusunda suç işlemeden bunlara müdahale edilmediği” şeklindeki açıklamanın, toplumda derin bir kaygı uyandırdığını belirtti. Budak, “Türkiye’de son dönemde çok ihtiyaç duyulan iki şeyin hukuk ve demokrasidir. Yargıya güven en düşük seviyededir. Basın özgürlüğü ağır bir darbe yemiş durumdadır. Böyle bir ortamda canlı bomba hücreleri ile ilgili hukuk içinde bir süreç başlatılamamış olması; Ankara’da 100’ü aşkın yurttaşımızın yaşamını yitirmesi, 400’ü aşkın yurttaşımızın da yaralanması ile sonuçlanan canlı bomba saldırısındaki güvenlik zafiyetini açıklamaktadır” dedi.

MAKUL ŞÜPHE UYANMADI MI?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişik doğrultusunda “makul şüphe” kavramının getirildiğini ve bu gerekçe ile bir çok soruşturma başlatıldığını vurgulayan Budak, “Bir çok bombalı saldırıya rağmen canlı bomba hücreleriyle ilgili ‘makul şüphe’ bulunamaması dikkat çekicidir” dedi. Canlı bomba eylemcisi ve canlı bomba hücresi şüphesi ile ilgili adli soruşturma başlatılmasının önündeki engel konusunda bilgi isteyen Budak, “Bu kişilerle ilgili;  Ceza Muhakemesi Kanunu’nda getirilen “makul şüphe” de mi duyulmamıştır? Bilinen canlı bombacılar ve canlı bomba hücrelerine, hukuk ilkeleri doğrultusunda suç işlemeden müdahale edilmediğine göre, istihbarat ve güvenlik birimlerince hukuk içinde kalarak bu kişilerin takibi yapılmış mıdır? Yapılmamış ise gerekçesi nedir? Canlı bomba hücreleri yasal takip altında oldukları süreçte mi  Suruç ve Ankara’da saldırıyı gerçekleştirmişlerdir? Takip altındaki hücreler, saldırı öncesi hazırlıklarını güvenlik ve istihbarat birimlerine fark ettirmeden nasıl yapabilmişlerdir? Takibi yapan güvenlik ve istihbarat birimleri yetkin kişiler mi değildir?” diye sordu.

AÇIK YARA NEDEN BIRAKILDI

Başbakan Davutoğlu’nun “Garın önünde 7-8 bin kişi toplanmışsa orası açık yara gibi görünüyor” açıklamasını da gündeme taşıyan Budak,  “Canlı bomba eylemcilerinin varlığı bilindiği ve Suruç’ta da benzer bir örnek yaşandığı halde, Gar’ın önünde ‘açık yara’ neden bırakılmıştır? Neden Sıhhıye ile birlikte ‘açık yara’ olarak tanımladığınız bölgede de arama yapılmasına yönelik bir önlem alınmamıştır? Güvenlik ve istihbarat birimlerinin ‘açık yara’  bırakması, bir güvenlik zaafiyeti değil midir?” dedi. Budak, şöyle devam etti:

HAKARETTE MAKUL ŞÜPHE CANLI BOMBADA YOK

 

“Hakaret suçlarına terörle mücadele birimlerinin müdahale ettiği bir ortamda;

canlı bomba hücreleriyle ilgili  “makul şüphe” oluşmamasını, bir soruşturma konusu yapacak mısınız?  “Garın önünde açık yara” bırakılmasıyla ilgili bir şüphe duydunuz mu? Bu konuda bir soruşturma yaptıracak mısınız?

IŞİD’e katılımlarla ilgili daha önce yaptığınız açıklamaların, makul şüphe oluşmamasında bir etkisi var mıdır? Bu konuda bir inceleme yapacak mısınız?”

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıdaki sorularımın Başbakan tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

 

 

Çetin Osman BUDAK

Antalya Milletvekili

 

Ankara’da 10 Ekim’de düzenlenen “Emek Barış ve Demokrasi” mitingine canlı bomba saldırısının ardından yaptığınız “canlı bombacıların listesinin bulunduğu, canlı bomba hücrelerinin bilindiği ancak hukuk devleti ilkesi doğrultusunda suç işlemeden bunlara müdahale edilmediği” şeklindeki açıklama, toplumda derin bir kaygı uyandırmıştır.

Türkiye’de son dönemde en çok ihtiyaç duyulan iki şey “hukuk ve demokrasi”dir. Yargıya güven en düşük seviyededir. Basın özgürlüğü ağır bir darbe yemiş durumdadır. Böyle bir ortamda “canlı bomba hücreleri” ile ilgili hukuk içinde bir süreç başlatılamamış olması; Ankara’da 100’ü aşkın yurttaşımızın yaşamını yitirmesi, 400’ü aşkın yurttaşımızın da yaralanması ile sonuçlanan canlı bomba saldırısındaki güvenlik zafiyetini açıklamaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişik doğrultusunda “makul şüphe” gerekçesi ile bir çok soruşturma başlatılıp, deniz gözlükleri, sosyal medya mesajları delil sayılırken, bir çok bombalı saldırıya rağmen canlı bomba hücreleriyle ilgili “makul şüphe” bulunamaması dikkat çekicidir. Bu kapsamda;

1-Canlı bomba eylemcisi ve canlı bomba hücresi şüphesi ile ilgili adli soruşturma başlatılmasının önündeki engel nedir? Bu kişilerle ilgili;  Ceza Muhakemesi Kanunu’nda getirilen “makul şüphe” de mi duyulmamıştır?

2-Bilinen canlı bombacılar ve canlı bomba hücrelerine, hukuk ilkeleri doğrultusunda suç işlemeden müdahale edilmediğine göre, istihbarat ve güvenlik birimlerince hukuk içinde kalarak bu kişilerin takibi yapılmış mıdır? Yapılmamış ise gerekçesi nedir?

3-Canlı bomba hücreleri yasal takip altında oldukları süreçte mi  Suruç ve Ankara’da saldırı gerçekleştirmiştir? Takip altındaki hücreler, saldırı öncesi hazırlıklarını güvenlik ve istihbarat birimlerine fark ettirmeden nasıl yapabilmişlerdir? Takibi yapan güvenlik ve istihbarat birimleri yetkin kişiler mi değildir?

4-“Garın önünde 7-8 bin kişi toplanmışsa orası açık yara gibi görünüyor” açıklamanız ne anlama gelmektedir?  Canlı bomba eylemcilerinin varlığı bilindiği ve Suruç’ta da benzer bir örnek yaşandığı halde, Gar’ın önünde “açık yara” neden bırakılmıştır? Neden Sıhhıye ile birlikte “açık yara” olarak tanımladığınız bölgede de arama yapılmasına yönelik bir önlem alınmamıştır? Güvenlik ve istihbarat birimlerinin “açık yara”  bırakması, bir güvenlik zaafiyeti değil midir?

5-Hakaret suçlarına terörle mücadele birimlerinin müdahale ettiği bir ortamda;

canlı bomba hücreleriyle ilgili  “makul şüphe” oluşmamasını, bir soruşturma konusu yapacak mısınız?  “Garın önünde açık yara” bırakılmasıyla ilgili bir şüphe duydunuz mu? Bu konuda bir soruşturma yaptıracak mısınız?

6-IŞİD’e katılımlarla ilgili daha önce yaptığınız açıklamaların, makul şüphe oluşmamasında bir etkisi var mıdır? Bu konuda bir inceleme yapacak mısınız?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz