Devrim Kök, Mermer ve Taş Ocakları İçin TBMM Araştırma Önergesi Verdi …
Portakal ağaçlarına zarar veriyoruz…Arılar zaten yok oldu…
Türkiye ekonomisinin inşaat sektörüne dayalı olması nedeniyle ortaya çıkan mermer talebi ve ekonomik değeri nedeniyle yeraltı zenginliklerimizin yurt dışına ihracatının artması, ülkemizdeki mermer ve taş ocağı sayısında bir patlama yaşanmasına neden olduğunu ifade eden Kök, Mermer ocakları bulundukları bölgenin çevresine, doğal yaşamına, doğal güzelliklerine ve tarım alanlarına ciddi zararlar vermektedir. Maden çıkarmak için yapılan patlatmalar yer altı sularının yatak değiştirmesine ve kurumasına yol açmakta, madenin taşınması sırasında ağır yük taşıtlarının çıkardığı toz sebze ve meyve bahçelerinin kurumasına neden olmaktadır.
Yine toz nedeniyle başta kırmızı örümcek olmak üzere bazı hastalık ve zararların yoğunluğu artığını ifade eden Kök, “bugün, Türkiye genelinde yaklaşık 45.000 mermer ve taş ocağı ruhsatı verilmiş olup bunların yaklaşık yüzde 10‘u faal durumda olduğunu belirterek , Antalya il sınırları içerisinde 1000‘den fazla şirkete ruhsat verildiği halen 100’ün üzerinde işletmenin faaliyetini sürdürdüğü “ söyledi.
Yaklaşık 300 adet ruhsatın verildiği Kaş ile birlikte Antalya’da en çok ruhsat verilmiş ilçe Korkuteli’ olduğunu belirten Kök, Kızılcadağ, Manay, Osmankalfalar, Başpınar ve Taşkesik köylerinin sınırları içerisinde 220’nin üzerinde ocak ruhsat verilmiş, aktif olan ocak sayısı ise 20’nin üzerindedir.
Kök, Antalya’nın Finike İlçesinde de Alacadağ Köyü sınırlarındaki Kızılcık Yaylası’nda sedir ve çam ağaçlarından oluşan ormanlık alanda, birkaç yıl önce verilen 12 tane taş ocağı nedeniyle, koruma altında olmasına rağmen, sedir ağaçları taş ocakları tarafından kökünden kesilerek yok edilmiş, taş ocaklarından çıkan mermer tozları, Finike’deki Portakal ağaçlarına zarar verdiği gibi arıların da yok olmasına sebep olmuştur, dedi.
Aynı durumun Manavgat’ta da mevcut olduğunu ifade eden Kök, binlerce çeşit endemik ürünü etkilemekle beraber, daha önce doğal yaşamda olan hayvan türleri, yaban keçileri, boz ayılar, tilkiler, ada tavşanları ve tavşanların yaşam alanları açılan taş ocakları nedeniyle yok edilmiştir.
Mermer tozlarının fotosentezi azalttığını portakal ağaçlarında böceklenme yaptığını, ve kalitenin düştüğü Ziraat Mühendisleri Odasının hazırladığı raporlarda yer aldığını belirten Kök, hatta raporda, rüzgârın etkisi ile bölgeye yayılan mermer tozlarının dünyaca ünlü Finike portakalının yetiştirildiği alanların üzerinde kalın bir toz tabakası oluşturduğu, bu toz tabakasının fotosentezi azalttığı, yaprakları sararttığı, böceklenmeyi arttırdığı, büyüme hızı ve kaliteyi ise düşürdüğü yer almaktadır. Mermer tozu ve kireç kalıntıları nedeniyle özellikle portakal ve bal üretiminde kalitenin ciddi oranda düştüğü, aynı sorundan zeytin ağaçlarının da etkilendiği bilinmektedir, dedi.
Bununla birlikte, Orman Genel Müdürlüğü’nün çıkardığı hatalı yönetmeliklerle mevzuatta çatışma yaşanmakta olduğunu, taş ocakları ormanlık sahalarda üst havzalarda, havza bazında düşünülmediği için altta tarım arazilerini de meraları da etkilendiğini belirten Kök, bugün, Türkiye‘de ruhsat verilmiş ve faaliyetteki birçok maden ve mermer ocağı Çinli’lere devredilmiştir. Özellikle Burdur’da yapılan üretimin neredeyse tamamına Çinli’ler hakimdir. Büyük bir bölümü yabancılarının eline geçmiş olan mermer ocaklarının ruhsatlandırılmasında ülke menfaatleri dikkate alınmalı ve maden ocaklarının çalışmalarını yasa ve yönetmeliklere uygun yapmaları sağlanmalıdır, dedi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Türkiye ekonomisinin inşaat sektörüne dayalı olması nedeniyle ortaya çıkan mermer talebi ve ekonomik değeri nedeniyle yeraltı zenginliklerimizin yurt dışına ihracatının artması, ülkemizdeki mermer ve taş ocağı sayısında bir patlama yaşanmasına neden olmuştur.
Türkiye genelinde yaklaşık 45.000 mermer ve taş ocağı ruhsatı verilmiş olup bunların yaklaşık yüzde 10‘u faal durumdadır. Antalya il sınırları içerisinde 1000‘den fazla şirkete ruhsat verildiği halen 100’ün üzerinde işletmenin faaliyetini sürdürdüğü bilinmektedir.
Yaklaşık 300 adet ruhsatın verildiği Kaş ile birlikte Antalya’da en çok ruhsat verilmiş ilçe Korkuteli’ dir. Kızılcadağ, Manay, Osmankalfalar, Başpınar ve Taşkesik köylerinin sınırları içerisinde 220’nin üzerinde ocak ruhsat verilmiş, aktif olan ocak sayısı ise 20’nin üzerindedir. Antalya’nın Finike İlçesinde de Alacadağ Köyü sınırlarındaki Kızılcık Yaylası’nda sedir ve çam ağaçlarından oluşan ormanlık alanda, birkaç yıl önce verilen 12 tane taş ocağı nedeniyle, koruma altında olmasına rağmen, sedir ağaçları taş ocakları tarafından kökünden kesilerek yok edilmiş, taş ocaklarından çıkan mermer tozları, Finike’deki Portakal ağaçlarına zarar verdiği gibi arıların da yok olmasına sebep olmuştur.
Aynı durum Manavgat İlçesi’ndeki mevcuttur. Binlerce çeşit endemik ürünü etkilemekle beraber, daha önce doğal yaşamda olan hayvan türleri, yaban keçileri, boz ayılar, tilkiler, ada tavşanları ve tavşanların yaşam alanları açılan taş ocakları nedeniyle yok edilmiştir.
Mermer ocakları bulundukları bölgenin çevresine, doğal yaşamına, doğal güzelliklerine ve tarım alanlarına ciddi zararlar vermektedir. Maden çıkarmak için yapılan patlatmalar yer altı sularının yatak değiştirmesine ve kurumasına yol açmakta, madenin taşınması sırasında ağır yük taşıtlarının çıkardığı toz sebze ve meyve bahçelerinin kurumasına neden olmaktadır. Yine toz nedeniyle başta kırmızı örümcek olmak üzere bazı hastalık ve zararların yoğunluğu artmaktadır.
Mermer tozlarının fotosentezi azalttığını portakal ağaçlarında böceklenme yaptığını, ve kalitenin düştüğü Ziraat Mühendisleri Odasının hazırladığı raporlarda yer almaktadır. Raporda, rüzgârın etkisi ile bölgeye yayılan mermer tozlarının dünyaca ünlü Finike portakalının yetiştirildiği alanların üzerinde kalın bir toz tabakası oluşturduğu, bu toz tabakasının fotosentezi azalttığı, yaprakları sararttığı, böceklenmeyi arttırdığı, büyüme hızı ve kaliteyi ise düşürdüğü yer almaktadır. Mermer tozu ve kireç kalıntıları nedeniyle özellikle portakal ve bal üretiminde kalitenin ciddi oranda düştüğü, aynı sorundan zeytin ağaçlarının da etkilendiği bilinmektedir.
Bununla birlikte, Orman Genel Müdürlüğü’nün çıkardığı hatalı yönetmeliklerle mevzuatta çatışma yaşanmakta, “Taş ocakları ormanlık sahalarda üst havzalarda, havza bazında düşünülmediği için altta tarım arazilerini de meraları da etkilemektedir. Bugün, Türkiye‘de ruhsat verilmiş ve faaliyetteki birçok maden ve mermer ocağı Çinlilere devredilmiştir. Özellikle Burdur’da yapılan üretimin neredeyse tamamına Çinli’ler hakimdir. Büyük bir bölümü yabancılarının eline geçmiş olan mermer ocaklarının ruhsatlandırılmasında ülke menfaatleri dikkate alınmalı ve maden ocaklarının çalışmalarını yasa ve yönetmeliklere uygun yapmaları sağlanmalıdır.
Mermer ve taş ocaklarının doğaya verdiği zararların araştırılarak tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98. İç Tüzüğün 104. Ve 105. Maddeleri gereğince, Meclis Araştırması Açılması için; gereğini arz ve teklif ederiz.04.03.2016
Devrim KÖK
Antalya Milletvekili





