CHP Parti Meclisi Üyesi ve Antalya Milletvekili Devrim Kök, Rusya ile yaşanan uçak krizi ve terör korkusu nedeniyle meydana gelen krizden turizm işletmeleri kadar Antalya’da küçük esnafın da en az onlar kadar mağdur olduğunu, bu nedenle yaşanan kriz nedeniyle mağdur olan Antalya’lı küçük esnaf ve sanatkarların her türlü vergi ve ssk primleriyle birlikte birikmiş borçlarının da ertelenerek taksitlendirilmesi için kanun teklifi verdi.
Kök, Türkiye’de özellikle iç ve dış politikada yaşanan olumsuz gelişmelerle birlikte, yaşanan terör, Suruç’ta, Ankara’da patlamalar, istanbul Sultanahmet’te yabancı turistlere karşı yapılan bombalı saldırılar, Rus uçağının düşürülmesi ve ardından hem tarım hem turizm sektöründe Rusya ile yaşanan kriz tüm Türkiye’yi olumsuz olarak etkilemiştir. Bu durumdan en çok Türkiye’nin turizm başkenti, örtü altı ve örtü üstü tarımın en önemli üretim merkezi olan Antalya etkilenmiştir. Gelinen süreçte turistik işletmelerle birlikte Antalya’da faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlarda bu durumdan direkt olarak etkilenmiştir.
Yaşanan bu olumsuz durumun turizm ve tarım sektörünü vurduğunu, Antalya’da yüzlerce otel kapandığını, otellerin büyük bir kısmı satılığa çıkarıldığını, çiftçinin ürünü tarlada kaldığını belirten Kök, Antalya’da turizm ve tarım sektöründe yaşanan kriz bir domino etkisi yaratmış, yukarıdan aşağıya doğru tüm kesimleri zor durumda bırakmıştır. Özellikle küçük esnaflar bu durumdan en fazla etkilenen kesim olmuştur.
Antalya’daki küçük esnafların durumlarının her geçen gün kötüye gittiği belirten Kök, küçük esnaf ve sanatkarların büyük bir çoğunluğu dükkanını siftahsız kapatıyor. Esnaf, elinde avucunda biriktirdiği ne varsa tükenmiş durumda. Antalya’lı esnaf, bırakın kar etmeyi masraflarını bile çıkaramaz durumdadır. Esnaf sürekli olarak sermayesini tüketmektedir. Bu nedenle de küçülmeye gitmek zorunda kalan esnaf ya kayıt dışına gitmekte, ya da işçi çıkarma yoluna gitmektedir. Yaşanan bu durum istihdamı da olumsuz etkilemektedir.
TOBB verilerine göre yılın ilk 3 ayında Antalya il genelinde 8’i kooperatif olmak üzere 84 işletme tasfiyeye gitmiş, 362 iş yeri ise bir daha kepenk açmamak üzere kapanmış, halen 91 bin olan esnaf sayısı, 87 bine düşmüştür.4 bin esnaf kepenk kapatmıştır. Kapanan işyeri sayısı giderek artmaktadır. Bu tablo kış aylarına doğru daha da kötü bir durum alacak, Bir çok esnafımız iflas edeceği gibi, bir sürü çalışanında işini kaybedeceğini ifade eden Kök,
“bu nedenle Antalya’da ki küçük esnaf ve sanatkarların içinde bulundukları bu olumsuz koşullardan bir nebze olsun kurtulması ve ekonomik olarak rahatlaması için vergi, ssk primleriyle birlikte birikmiş borçlarının ertelenerek yapılandırılması, son derece önemlidir” dedi.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Vergi Usul Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ekte sunulmuştur.
Gereğini arz ederim. 13.06.2016
Devrim KÖK
Antalya Milletvekili
SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE VERGİ USUL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 70- Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunanlardan Antalya il sınırları içinde faaliyet gösterenlerin 2016 yılı Haziran ve önceki aylara ilişkin olup bu maddenin yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;
- a) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
- b) Bu maddeye göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
- c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,
ç) Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanların genel sağlık sigortası primi,
- d) Sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışmaları nedeniyle aylıkları kesilmesi gerekenlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ödeme dönemine kadar yersiz olarak ödendiği tespit edilen aylıklara ilişkin borç, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
- a) Bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren üç ay içinde ilgili tahsil dairesine başvuruda bulunmaları,
- b) İlk taksiti bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren dört ay içinde, diğer taksitlerini ise ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri, gerekir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
MADDE 2- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 30- (1) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen ve bu Kanun kapsamına giren;
- a) 1/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından,
- b) 2014 yılına ilişkin olarak 1/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından, kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece ferî alacaktan ibaret olması hâlinde ferî alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî amme alacaklarının tahsilinden vazgeçilir.
(2) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
- a) Bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren üç ay içinde Kuruma başvuruda bulunmaları,
- b) İlk taksiti bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren dört ay içinde, diğer taksitlerini ise ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri, gerekir.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe;
Türkiye’de özellikle iç ve dış politikada yaşanan olumsuz gelişmelerle birlikte, yaşanan terör, Suruç’ta, Ankara’da patlamalar, İstanbul Sultanahmet’te yabancı turistlere karşı yapılan bombalı saldırılar, Rus uçağının düşürülmesi ve ardından hem tarım hem turizm sektöründe Rusya ile yaşanan kriz tüm Türkiye’yi olumsuz olarak etkilemiştir. Bu durumdan en çok Türkiye’nin turizm başkenti, örtü altı ve örtü üstü tarımın en önemli üretim merkezi olan Antalya etkilenmiştir.
Yaşanan bu olumsuz durum turizm ve tarım sektörünü vurmuş, yüzlerce otel kapanmış, otellerin büyük bir kısmı satılığa çıkarılmış, çiftçinin ürünü ise tarlada kalmıştır. Antalya’da turizm ve tarım sektöründe yaşanan kriz bir domino etkisi yaratmış, yukarıdan aşağıya doğru tüm kesimleri zor durumda bırakmıştır. Özellikle küçük esnaflar bu durumdan en fazla etkilenen kesim olmuştur.
Antalya’daki küçük esnafların çok zor günler yaşadıkları ve durumlarının her geçen gün kötüye gittiği, büyük bir çoğunluğunun siftahsız dükkanını kapatmak zorunda olduğu hem sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan çalışmalarda, hem de kamuoyu tarafından da bilinmektedir. Bu gün Antalya’lı küçük esnaf bırakın kar etmeyi masraflarını bile çıkaramaz durumdadır. Bu nedenle de küçülmeye gitmek zorunda kalan esnaf ya kayıt dışına gitmekte, ya da işçi çıkarma yoluna gitmektedir. Yaşanan bu olumsuz durum hem ekonomiyi hem de istihdamı olumsuz olarak etkilemektedir.
TOBB verilerine göre yılın ilk 3 ayında Antalya il genelinde 8’i kooperatif olmak üzere 84 işletme tasfiyeye gitti. 362 iş yeri ise bir daha kepenk açmamak üzere kapandı. Halen 91 bin olan esnaf sayısı, 4 bin esnafın işyerini kapatması nedeniyle 87 bine düştü. Kapanan işyeri sayısı artarak devam etmektedir. Bu tablo kış aylarına doğru daha da kötü bir durum alacaktır.
Bu nedenle Antalya’da ki küçük esnaf ve sanatkarların içinde bulundukları bu olumsuz koşullardan bir nebze olsun kurtulması, mevcut istihdamı koruyarak ekonomik olarak rahatlaması için birikmiş vergi ve ssk borçlarının ertelenerek yapılandırılması, son derece önemlidir.





