TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Gençlik ve Spor Bakanlığının bütçe görüşmeleri 11.11.2019 Pazartesi günü yapıldı.
Görüşmeler sırasında CHP Antalya Milletvekili, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Av.Cavit ARI, Gençilk ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na gençlerimizin başta madde bağımlılığı olmak üzere gerçekten büyük sorunları olduğunu gündeme getirdi.
Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Av.Cavit ARI ‟Sayın Bakanım, Bakanlığımızın ismi “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yani hem gençlik hem de spor iç içe. Dolayısıyla, önce gençlikten, sonra da spordan birlikte bahsetmekte fayda var. Bilindiği üzere ve resmî verilere göre de ülkemizdeki genç nüfus birçok Avrupa ülkesinin neredeyse nüfusunun tamamına yakın ve biz de ülkemizin genç nüfus sayısıyla her zaman övünmekteyiz. “Bu gençliğin dinamizmi özellikle ülkemizin geleceği açısından bir teminattır.” diye hep söylenegelir.
Tabii, böyle olmakla beraber, gençlerin de içinde bulunduğu gerçekleri de değerlendirmekte fayda var. Resmî verilere göre, 15-29 yaş grubu içerisinde yüzde 42,4’ü eğitimde, yüzde 31,1’i istihdamda, bunların dışında kalan yüzde 26,5’u da bu saydığımız bölümlerin dışında yani herhangi bir işi yok, eğitimi yok. Yine, bu oranlar içerisinde baktığımızda, yüzde 13,2 olan OECD ortalamasının çok çok üzerinde bir gencimiz ne eğitimin içerisinde ne de çalışma hayatının içerisinde. Yine OECD ülkeleri arasında baktığımızda, gerçekten, ülkemizdeki veriler neredeyse 2 katı seviyelerine yükselmiş, hatta 2 katını da aşar nitelikte. Örneğin, kadınlarda bu oran OECD ülkeleri arasında yüzde 15,5 seviyelerinde gözükür iken ülkemizde yüzde 40’lara kadar çıkmış durumda. “Söz konusu veriler bu alanda politika ve hizmet geliştirmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır.” şeklinde de resmî bir beyanınız mevcut, özellikle Cumhurbaşkanlığı Faaliyet Raporu’nda bu şekilde. Yani burada bir eksiklik olduğunu, burada yapılması gerekirken yapılamayan hususlar olduğunu resmî dilden ifade etmiş bulunmaktasınız. Tabii, bunu bu şekliyle kabul etmek de bir erdemliliktir yani eksikleriniz olduğunu ifade etmişsiniz. On sekiz yıllık bir iktidarın buralarda yeterli olmadığını ifade etmesi de güzeldir.
Gençlerimizin gerçekten büyük sorunları var, başta iş olmak üzere eğitim sorunu var, okullarda yaşadığı sorunlar var ve sosyal hayat içerisinde yaşadığı sıkıntılar var. Bunların en önemlilerinden bir tanesi de son yıllarda gelişen madde bağımlılığı konusu. Bu konu gerçekten çok önemli çünkü gençlerimizi ve hatta insanlığı tehdit eden en önemli konulardan biri. Madde bağımlılığı konusunun birden fazla yönü var. Programınızda hem önleyici hem de özellikle tedaviyle ilgili bazı hususlardan bahsetmişsiniz ama ben, devlet olarak öncelikli görevimizin önleyici tedbirler olması gerektiğini ifade ediyorum. Nasıl olur da hâlâ bu ülkede, özellikle, uyuşturucu madde olarak satılabilen bu ürünlerin böyle artan bir şekilde devam etmesine müsaade edilmekte? Yani gelişen teknoloji içerisinde neredeyse bir yerden, hatta neredeyse yurt dışından bile çıkıp yurt içerisine gelen bir kişinin veya ürünün takip edilebildiği bir dünyada, okulların veya gençlerin yoğun bulunduğu çevrelerde peynir ekmek satar gibi uyuşturucu satılabilen dönemlerin yaşanması gerçekten çok ayıp. Bu işin Emniyet yönü var. Özellikle, Emniyetin bu konuda çok daha hassas ve duyarlı olması gerekir çünkü istendiği anda, istendiği şekilde bu işlerin önüne geçilebilir. Emniyet bu anlamda, önleyici olmalı. Yine bu işin yargı boyutu var. Yargı bu konularda daha net ve keskin olmalı. Tabii, bir de ailelere düşen ciddi görevler var. Ailelerimizin de bu konularda olabildiğince uyanık olması ve tespit edebilirse de erken bir şekilde tespit etmesinde fayda var.
Bu gençlik merkezleri konusu önemli bir konu. Daha önceki bütçede de ifade ettim ve sizin Faaliyet Raporu’nuzun da gençlik merkezleriyle ilgili olan bölümün 3’üncü sayfasında geçen Antalya Özgecan Aslan Gençlik Merkezinin yapılmış olduğu arazi 6 bin metrekare bir arazidir. Antalya İl Özel İdaresine ait bir arazi iken ben de İl Genel Meclisi Başkanı olarak bu arazinin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bu amaçla bir gençlik merkezi yapılması için devir kararını alıp bu karara imza atan bir kişiyim. Ancak, gençlik merkezleriyle ilgili faaliyet raporlarınıza baktığımızda, burada sanki bir partinin arka bahçesini oluşturan görüntüleri görebilmekteyiz. Yani ben isterdim ki buralarda daha çok bilimsel çalışmalarla vakit geçiren ve vaktini daha çok gelişen dünyaya adapte etmeye çalışan gençlere eğitim verilsin, eğitim sisteminin buna göre olması gerekirdi diye ifade etmek istiyorum.
Yurt konusu her zaman, her dönemde önemli bir konudur, günümüzde de yine önemini korumakta. Her ne kadar birtakım verilerle yurt konusuna eğildiğinizi ifade etseniz de hâlihazırda öğrenci sayımızın yaklaşık yüzde 9’una diyelim yuvarlak hesapla tekabül edebilecek yurtta barınan öğrenci sayısını görebilmekteyiz. Tabii, 679.758 sayısı ifade edildi. Önemli bir sayı ama bu sayının daha artması ve özellikle, kız öğrenciler başta olmak üzere tüm üniversite öğrencilerimizin kötü amaçlı kişilerin eline düşmesinin önüne geçerek daha çok devlet yurtlarında barınmasını sağlamamızda fayda var. Üniversiteler açıldığında hepimizin en çok yaşadığı sorunların en önemlilerinden biri budur çünkü o günlerde hemen hemen çoğunluğumuza yurtlarda yer bulmak üzere bizim de devreye girmemize dair çok sayıda talepler gelmekte.” dedi.






